BÜYÜK BİR FELÂKETİN EŞİĞİNDEYİZ!
Ne acıdır ki bugün;
Türk milletine yar ve sadık olan ne tek bir parti ve ne de tek bir lider mevcut.
Partiler ve liderlerin tamamı;
Ben merkezli düşünen, milli endişesi olmayan, mânevi duygulardan uzak, tarih şuurundan mahrum olup, birikimsiz, kültürsüz, iddiasız, fikirsiz, çilesiz, meselesizler.
İçeriden ve dışarıdan kuşatıldığımız böylesi nâzik bir zamanda ister iktidar, ister muhalefet olsun hiçbirinin ağzından milli bir mesele ilgili iki kelimecik olsun duydunuz mu?
Cumhur İttifakı içinde bulunan partileri ve liderlerini hiçbir şekilde ciddiye almadım. Sayelerinde Türk'ün yurdu 20 Milyona yakın yabancı ile resmen istilâ edilmiştir ki pek yakın bir zaman sonra hiç kimsenin can, mal ve namus güvenliği kalmayacaktır.
Muhalefete gelince;
Devlet ve millet olarak bitkisel bir hayata mahkum edildiğimiz böyle bir zamanda bile muhalefetin tamamı ciddiyetten uzak, milli meselelerden habersizler. Tek yaptıkları iş koltuklarını muhafaza edebilmek, iktidarın yaptığı gibi milleti oyalamak ve uyutmak.
Hedefi Türk Devletini yok oluşa taşımak olan yeni bir Anayasa yapılması konusunda, ''Ne Anayasası Beyler kendinize gelin ve bu kirli sevdadan vazgeçin, biz bu yıkıma ortak olmayız ve de size bu fırsatı tanımayız'' diyecek vatansever, yiğit ve imanlı bir Muhalefet partisi lideri veya Milletvekili gördünüz mü?
Özgür Özel,
Musavat Dervişoğlu,
Ve diğer küsuratlar.
Bunların hiçbirinden bir şey olmaz!
Bir de Meral Akşener, Kemâl Kılıçdaroğlu vardılar. Şükürler olsun ki artık yoklar. Ama ne var ki yine de rahat durmazlar. Bak işte Kılıçdaroğlu yavaştan yavaştan avare kasnak gibi dönmeye başladı bile. Kim bilir kimlerin adına?
Liderine ve partisine dokundurdum diye yine birileri alınacaklardır.
Böylelerine derim ki ''Giden vatan, el uzatılan namusundur be hey gafil!''



