Sinan Ateş, 13 Bin yıllık vatanı Anadolu'dan sürülmek için içeriden ve dışarıdan kahpece saldırılan masum ve mağdur Türk milletinin halini arz etmek üzere Allah'a gönderdiği son elçisidir.
İlk elçimiz ise, Allah'sızın tekince bir iftar vakti şehit edilen Ruhi Kılıçkıran’dı.
Şehadetler temeli üzerinde yükselen ülkücü davanın davacıları olan ülkücüler, mübarek anaların doğurup, helâl sütleriyle besleyip, buram buram asâlet kokan ninnileriyle büyüterek vatana adadığı Türk milletinin mübarek evlâtları, Allah’ın ise has kullarıdır.
Türk’ün bu mübarek evlâtlarına ve Allah’ın bu has kullarına uzanan eller yargı tarafından değil, bizzat Allah tarafından kırılacaktır.
Allah'ın bir sıfatı da ''EL ADL''dir.
O' âdildir, Rahman ve rahimdir.
Cezası çok şiddetli olacaktır. Bekleyin göreceksiniz.
Ruhi Kılıçkıran’dan başlayıp Sinan Ateş’e uzanan ülkücü şehitler kervanının ruhları şâd mekânları Cennet olsun.
Onlar, Oğuz mayası gök ışığın erleri,
Onlar, ülkü çağının bahadır melekleri,
Mor dağların göğsünde kaldı pençe izleri.
Hacerü’l-esved gözlerini gönlümüze resmettiler.
Eyvah biz kaldık Esfeli’s-sâfilîn’de!
Onlar, ahsen-i takvîm üzre geçip gittiler.
(Dilaver Cebeci)




