Kurtuluşumuz için tek yol; mevcut nesli kurtarmaktır.
Bu nesil mutlaka ülkücü olmalıdır, gayrısı yalan.
Gençliğimiz, bilerek ve kasten vatanından soğutulmuş, dününden bihaber, bugüne küskün, gelecekten ümitsiz, kafası karışık, şaşkın ve bir o kadar da dalgındır.
MHP'den uzak durmak kaydıyla sadece bir nesli Türk milliyetçiliği fikri ile donatıp ülkücü olarak kazanabilirsek millet olarak gelecek 100 yılımızı teminat altına almış oluruz ki hedefimiz bu olmalı ve bu yolda topyekûn bir seferberlik halinde olmalıyız.
Aksi bir durumda;
İçeride ve dışarıdaki hainler Anadolu’da Türk’e hayat hakkı tanımayacaklardır. Bunun en son örneği, Suriyeli, Afganlı, Afrikalı 20 Milyonluk işgâl gücü ordusunun ''muhacir- ensar'' aldatmacasıyla vatanımızın en kuytu kasabalarına kadar sokulması hadisesidir ki bu hadise Türk milletine tarihinde kurulan en kirli tuzaklardandır.
Mevcut siyâsilere bel bağlayıp onlardan Türk milletinin selâmeti için kurtuluş reçetesi yazmalarını beklemek hayalle avunmaktan başka bir şey değildir, sonu hüsran, nihayeti felâkettir.
İçimizde, yakınımızda ve hatta önemli mevzilerimizde Türk'ün ırzını, namusunu, malını ve canını kendisine helâl görebilecek kadar şerefsizleşmiş itler mevcuttur.
İş başa düştü!
Amasya Tamiminde geçtiği gibi;
Milleti yine milletin azmi ve kararı kurtaracaktır.
SOYTARILARA DUYURULUR!
''Türkiyeli'' sözü, Türk'ü inkârdır.
Türk'ü yok saymaktır, soytarılıktır.
Bilinsin ki;
Türkler, adını Türkiye'den almadı.
Aksine Türkiye bir vatanın ve mübarek bir coğrafyanın adı olup bu adı Türklerden aldı.
Dolaysıyla Türk ülkesinde Türk'üm demek ırkçılık olmadığı gibi, anne sütü kadar da doğal bir şeydir.
Ne Mutlu Türk'üm diyene.



