TBMM çalındı
Çankaya çalındı
Tabelâlardan ‘’TC’’miz çalındı
Okullarımızda Andımız çalındı
Ders müfredatından Atatürk ve Türklük çalındı
Dağlardan Ne mutlu Türk’üm diyene’’ sözümüz çalındı
Fatih'anın sonunda geçen ''Dâlin'' kelimesi çalındı
Kelime-i tevhitten Hz. Muhammed Aleyhisselâm çalındı
Cuma hutbelerinde okunan Âl-i imran 19. âyeti çalındı
Câmilerimizden ihlâs, teslimiyet, tevekkül, samimiyet çalındı
Makam, makarna, kömür verilerek gönüllerdeki imanlar çalındı
İçinde Atatürk’e lânet okunarak mescitlerin mânevi havası çalındı
Zina serbest bırakılarak âileler çökertilip namuslar çalındı
Oğlancılık yüz kızartıcı suçlar listesinden çıkarılıp ahlâklar çalındı
İnsanlar açlığa, yoksulluğa mahkûm edilerek devlete güveni çalındı
Etli pidemiz çalındı
Baklavamız çalındı
Yoğurdumuz çalındı
Lokumumuz çalındı
Karnıyarığımız çalındı
Arşivlerimiz çalındı
Müzelerimiz çalındı
Karagözümüz çalındı
Alaçatı Câmimiz çalındı
Trabzon Ortahisar Câmimizi çalmak üzereler.
Ege'de 21 adamız çalındı
En verimli topraklarımız çalındı
Sahillerimiz koylarımız çalındı
Orman ve akarsularımız çalındı
Kanal İstanbul ile İstanbul çalınmak üzere
DAHASI;
İmanımız,
İnancımız,
Mihrabımız,
Minberimiz çalındı.
İlmimiz,
İrfanımız,
Edebimiz,
Ahlâkımız,
Tesettürümüz çalındı.
Tarihimiz,
Lisanımız,
Kimliğimiz,
Kişiliğimiz,
Letâfetimiz,
Zerâfetimiz,
Estetiğimiz,
Ve bizi biz yapan tüm milli ve İslâmi değerlerimiz çalındı.
Asıl önemli olanı ise;
Bütün bu değerlerimiz bir bir çalınırken oralı olması gerekenlerin daima suskun kalmalarıdır!
Neden mi oralı olmadılar?
Çünkü oralı olması gerekenler de çalmanın peşindeydiler de ondan!
ORHAN KILIÇOĞLU



