“Araplar, Türklere ihanet etmedi” iddiasını ilk seslendiren Necip Fazıl oldu. Daha sonra Yavuz Bahadıroğlu ve Hayrettin Karaman bu kabulle yazılar yazdı. Tarihçi olarak da Erhan Afyoncu, 2016 yıkında, Sabah gazetesinde “Araplar bizi arkadan vurdu”nun cevabı: Kûtülamâre” başlıklı yazsında konuyu ele aldı. Afyoncu, “Senelerden beri ihmal ettiğimiz bu zaferimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın iki seneden beri bu meselenin üzerinde durması neticesinde ön plana çıktı.” dedikten sonra “Parayla kandırılan Arap aşiretlerinin bir kısmı İngilizler’in yanında savaşırken, birçok aşiret ise bayrağımız altında İngilizler’e karşı savaştı. Zübeyd, Düleym, Ubeyd, Şemmar, Cubur, Canaibiyn, Abduh, Aneze, Müntefik ve Ka’b gibi birçok Arap aşireti yanımızdaydı. Araplar’ın yanısıra bölgedeki Kürdi, Berzenciye Seyidleri, Niayn Seyidleri, Talabani, Davude, Zengene, Dilo, Palani ve Zend gibi Kürt aşiretleri de Osmanlı ordusunun yanında savaşmışlardı.” dedi.***Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise yıllardır konunun üzerinde neden bu kadar ısrarla durduğunu açıkladı.Erdoğan, son konuşmasında “Bu zaferin bir başka yönü belli kesimler tarafından şimdilerde tekrar köpürtülen Araplar bizi sırtımızdan hançerledi yalanını deşifre etmekte. Arap halkı kuşatmaya destek olmuş ve bu uğurda şehit olmuşlardır. Arapların yanı sıra Kürt aşiretleri de Osmanlı ordusu yanında savaşmışlardır. Arap aşiretleri içinde Şii olanlar da bu bulunuyordu. Altını çizdiğimiz Türk Kürt Arap ittifakının ne kadar önemli olduğunu bizlere hatırlatmakta. Çanakkale bizim kardeşliğimizin vücut bulduğu yer olmuştur. Aynı hakikat Kût’ülamâre için de geçerli olmuştur.” dediErdoğan, “Sınırlarımızın ötesinde de kardeşliğin dili ile konuşmak, barış mesajlarını güçlü şekilde vermek durumundayız. Biz bunun mücadelesini yürütüyoruz. Türkiye’nin Türk, Arap, Kürt ayrımı yapmaksızın bölgedeki halklarla buluşması, yeni paradigma oluşturması takdir edilecek, desteklenecek politikadır. Mazimiz gibi istikbalimiz de müşterektir. Bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek tarihimize ve istikbalimize yapılacak bir ihanet olacaktır. Kimse böyle bir vebali taşıyamaz. Nasıl etle tırnak birbirinden ayrılmazsa bin yıldır aynı topraklarda yaşadığımız kardeşlerimiz ile aramıza kimse giremez, barış içinde geleceği kucaklamak varken bize kimse düşman olamaz. Bizim Çanakkale’de, Kûtülamâre’de ve nice İslam beldesinde şehitlerimizin kanı ile yoğrulmuş kardeşliğimizi bozmaya kimsenin gücü yetmez. Bunun için kardeşliğimizi kundaklamak isteyenlere eyvallah demeyeceğiz. Nifak sokmak isteyenlere biz zafer marşlarımızı kardeşlik türküleri ile coşku ile söylemeye devam edeceğiz.” diye konuştu.***Dünya Savaşı’nda Arapların İngilizlerle işbirliği yaparak Osmanlı’ya karşı başlattığı isyan, esas olarak Hicaz-Yemen Cephesi’nde gerçekleşmiştir. 1916’da Mekke Emiri Şerif Hüseyin liderliğindeki bedevi kabileler, İngiliz desteğiyle Medine’yi savunan Fahrettin Paşa’ya ve ikmal yollarına saldırmıştır.
İsyanı merkezi: Mekke, Medine ve Taif şehirlerini kapsayan Hicaz bölgesidir.İsyanın liderleri, Mekke Emiri Şerif Hüseyin ve oğulları Faysal ve Abdullah’tır. İsyanın sonunda Faysal önce Irak sonra Suriye kralı, Abdullah da Ürdün kralı ilan edilmiştir.İngiltere, Şerif Hüseyin’e bağımsız bir Arap Krallığı vadederek isyanı lojistik ve silah desteğiyle körüklemiştir.***Çanakkale savaşında ise iki Arap alayı vardır. Bu iki alay ile ilgili tarihi bilgiler de şöyledirÇanakkale Savaşı’nda Suriye ve Irak bölgesinden gelen, Arap kökenli askerlerden oluşan 72. ve 77. alaylar, özellikle 1915’in Nisan-Mayıs aylarında Conkbayırı ve güney bölgelerinde çatışmalara katılmıştır. Bu alaylar, bazı cephelerde şiddetli çatışmalara girmelerine rağmen, Fahrettin Altay’ın anılarında belirttiği gibi, savaşın seyri içinde disiplin sorunları, firar olayları ve askeri performans düşüklüğü gibi nedenlerle cephe gerisine çekilmiştir.***Kısacası, İngiliz destekli Arap İsyanı, Hicaz kökenlidir ve Suudi Arabistan, Irak, Suriye, Ürdün, Kuveyt ve Körfez’deki diğer ülkeler bu sayede kurulmuştur.Burada sorun şudur: Türk devleti anlayışından vazgeçilerek Türk-Arap Kürt ittifakına dayalı yeni bir paradigma oluşturmaya kim ve hangi Meclis’te karar vermiştir? Bu karar halka sorulmuş mudur?Bu kararın milli bir dayanağı var mıdır?Kûtülamâre zaferine dayanılarak rejim değişikliği yapılabilir mi?İnönü savaşlarında, Sakarya’da ve Dumlupınar’da kazanılan zaferleri çöpe mi atacağız? Antep’i “gazi”, Maraş’ı “kahraman”, Urfa’yı “şanlı” yapan mücadeleyi çöpe mi atacağız?Arslan Bulut
30 Nisan 2026
İsyanı merkezi: Mekke, Medine ve Taif şehirlerini kapsayan Hicaz bölgesidir.İsyanın liderleri, Mekke Emiri Şerif Hüseyin ve oğulları Faysal ve Abdullah’tır. İsyanın sonunda Faysal önce Irak sonra Suriye kralı, Abdullah da Ürdün kralı ilan edilmiştir.İngiltere, Şerif Hüseyin’e bağımsız bir Arap Krallığı vadederek isyanı lojistik ve silah desteğiyle körüklemiştir.***Çanakkale savaşında ise iki Arap alayı vardır. Bu iki alay ile ilgili tarihi bilgiler de şöyledirÇanakkale Savaşı’nda Suriye ve Irak bölgesinden gelen, Arap kökenli askerlerden oluşan 72. ve 77. alaylar, özellikle 1915’in Nisan-Mayıs aylarında Conkbayırı ve güney bölgelerinde çatışmalara katılmıştır. Bu alaylar, bazı cephelerde şiddetli çatışmalara girmelerine rağmen, Fahrettin Altay’ın anılarında belirttiği gibi, savaşın seyri içinde disiplin sorunları, firar olayları ve askeri performans düşüklüğü gibi nedenlerle cephe gerisine çekilmiştir.***Kısacası, İngiliz destekli Arap İsyanı, Hicaz kökenlidir ve Suudi Arabistan, Irak, Suriye, Ürdün, Kuveyt ve Körfez’deki diğer ülkeler bu sayede kurulmuştur.Burada sorun şudur: Türk devleti anlayışından vazgeçilerek Türk-Arap Kürt ittifakına dayalı yeni bir paradigma oluşturmaya kim ve hangi Meclis’te karar vermiştir? Bu karar halka sorulmuş mudur?Bu kararın milli bir dayanağı var mıdır?Kûtülamâre zaferine dayanılarak rejim değişikliği yapılabilir mi?İnönü savaşlarında, Sakarya’da ve Dumlupınar’da kazanılan zaferleri çöpe mi atacağız? Antep’i “gazi”, Maraş’ı “kahraman”, Urfa’yı “şanlı” yapan mücadeleyi çöpe mi atacağız?Arslan Bulut
30 Nisan 2026















